• Mehmet Pektaş
    • Şair-Yazar
Cesur Kaşifler çıktı.
5 kitaplık yeni seri. Çocuklar bu seriyi çok sevecek.
Adam Olacak Çocuk Serisi
Seri yeni kitaplarla devam ediyor.
Macera kitapları çıktı.
Dr. Mehmet Pektaş'ın 5 kitabı birden çıktı.

Ana sayfa

Yıl 2003… Üniversitede ilk aylarım... Gazi’yi kazandığımda pek çok kişi Ankara soğuk olur diye gözümü korkutmasına rağmen yumuşak bir kış geçiriyoruz. Aralık sonunda ailemle görüştüğümde ise Isparta’ya çok kar yağdığını öğreniyorum. Günlerce elektrikler kesiliyor, kaloriferler yanmıyor. Ailem, sobalı evde yaşayan akrabalarda birkaç gün geçirdikten sonra çareyi kaloriferli eve soba kurmakta buluyor. Sobalı evden kaloriferli eve geçeli daha bir iki yıl ancak olmuş. Soba zaten duruyor, belli ki az çok yakacak da var. Ben Ankara’da Isparta’nın hâlini masal dinler gibi hikâye dinler gibi dinliyorum. Olayın vahametini ise beş on gün sonra ilk dönem bitip de Isparta’ya dönünce anlıyorum. Ağaçlar devrilmiş, kar yığınları hâlâ duruyor. Yıl 2022…
Kısaca hatırlayalım. 11 Mart 2020’de ülkemizde ilk covid-19 vakasının görüldüğünü açıkladı. O tarihten sonra hayatımızda büyük değişiklikler oldu. Kendimizi büyük bir belirsizliğin içerisinde bulduk. Salgının ne ölçüde yayılacağını, hayatımızı ne ölçüde etkileyeceğini bilmiyorduk. 13 Mart 2020’de okulların 16 Mart’ta bir haftalık tatile gireceği, 23 Mart’tan 30 Mart’a kadar uzaktan eğitim yapılacağı açıklandı. 23 Mart 2020’de EBA TV’den başlayan uzaktan eğitim, 19 Haziran’a kadar canlı derslerle devam etti. 29 Nisan 2020’de karne notu olarak birinci dönemde alınan notların geçerli olacağı ve öğrencilerin not ortalamaları kaç olursa olsun üst sınıfa geçecekleri açıklandı. 1 Haziran 2020’de özel kreşler, çocuk kulüpleri ve gündüz bakımevleri açıldı. 19 Haziran 2020’de yaz tatili başladı. 21 Eylül 2020’de okul öncesi ve 1. sınıflar için okullar kademeli olarak açıldı. Uyum haftası olarak planlanan 21-25 Eylül tarihleri arasında haftada bir gün yüz yüze eğitim gerçekleştirildi.
Yunus Emre, Anadolu’nun Haçlı ve Moğol akınlarıyla perişan hâle düştüğü, hastalıkların, ölümlerin ve kıtlığın had safhada olduğu, siyasi birliğin bozulduğu acı dolu bir dönemde halkı; birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe çağırdı. Yıkılan gönülleri diriltmeye, bu topraklarda sevgiyi ve barışı egemen kılmaya çalıştı. Halk, Yunus’ta yitirdiği duyguları ve ihtiyaç duyduğu değerleri buldu. Böylece Anadolu, Yunus’u bir evlat gibi, bir kardeş gibi benimsedi ve ona “Bizim Yunus” dedi.
Sabah gözlerimizi karlı bir güne açtık. Kar ki ne kar! Bir taraftan lapa lapa iniyor, bir taraftan gök gürlüyor. Kıyamet mi kopuyor diye interneti bir kurcaladık. Ara sıra olurmuş böyle şeyler. Hatta bizim buralarda eskiler böyle havalar için kar kopuyor dermiş. Kar kopadursun elime çayımı aldım camın kenarında huzur içinde şu güzelliği seyredeyim dedim. Daha çayımdan ilk yudumu aldım almadım, bizim ufaklık “Baba baba!” diyerek hemen yanımda bitti: “Ne oldu oğlum, ne bu telaş?” dedim. Parmağıyla yukarıyı işaret etti. Başıma geleni anlamıştım. Kar çatıdaki çanak anteni kapatmış, kanallar gitmişti. Ufaklığın çizgi film keyfi yarım mı kalsın? Çıkıp çanak anteni temizlememi istiyordu.
Derginin bu sayısında Mehmet Pektaş'ın yanı sıra Kaygusuz Abdal, İsmail Kutlu Özalp, Fikret Görgün, Tacettin Şimşek, Osman Selvizade, Musa Serin, Sivaslı Aşık Abdullah, Ali Kemal Yiğit, Ramazan Demirtaş, Yasin Şen, Leyla Yıldırım (Leylican), Halit Yıldırım, Yaşar Özden, M. Nihat Malkoç, Hanifi Yılmaz, Zekeriya Çakabey, Osman Gazi Turaç ve Ali Parlak'ın yazı ve şiirleri yer alıyor.
... 31 ...