• Mehmet Pektaş
    • Şair-Yazar
Cesur Kaşifler çıktı.
5 kitaplık yeni seri. Çocuklar bu seriyi çok sevecek.
Adam Olacak Çocuk Serisi
Seri yeni kitaplarla devam ediyor.
Macera kitapları çıktı.
Dr. Mehmet Pektaş'ın 5 kitabı birden çıktı.

Ana sayfa

İlkokulda resim derslerini çok severdim. Babamın aldığı kalitesiz, ucuz boyalarla yaptığım resimleri herkes beğenir, öğretmen sınıf panosuna asardı. Hatta öğretmenimizin beni resim dersi başkanı seçtiğini hatırlıyorum. Resim dersi başkanı olarak görevim, arkadaşlarımın resim malzemelerini getirip getirmediklerini kontrol etmek ve onlara artı eksi vermekti. Ortaokulda iki resmim sergiye çıktı. Serginin ne için düzenlendiğini, resimlerin ne ile ilgili olduğunu hiç hatırlamıyorum. Lisede resim derslerinde hep test çözdük. Beden ve müzik derslerinde de… Daha sonra üniversite ve arkasından yorucu bir iş hayatı, geçim derdi, hayat mücadelesi…
Fikir aslında Şeytan Ali’den çıkmıştı. Seçimlerin yaklaştığı ortalığın kızıştığı bir dönemdi. Köy kahvesi hemen her akşam hararetli tartışmalara sahne oluyordu. Hele bir akşam ANAPlı Kara Osman ile Doğru Yolcu Peltek Veli boğaz boğaza bile gelmişti. Köyün ihtiyarları araya girerek onları güç bela ayırdılar. Ortalık biraz yatıştıktan sonra Hacı Hasan’ın Recep: “Ulan siyaset uğruna birbirinizi yiyeceksiniz. Yarın adaylar gelir iki nutuk çeker gider. Beş sene kapınızı çalan olmaz. Birbirinizi kırdığınızla kalırsınız.” dedi. “Doğru, dedi Kel Hasan, eli kulağındadır, siyah arabayı altına çeken gelir.” Kör Hüseyin, oturduğu yerden elini salladı: “Dalga geçiyorlar, dalga.” dedi. Kâğıt oynayanların arasından Şeytan Ali, bir eliyle şapkasını düzeltip sinsi sinsi baktı: “Biz de onlarla dalga geçelim o zaman.” dedi. Ocakçı Bekir oradan söze girdi: “Nasıl olacak ki o iş?” Şeytan Ali, kozu yere atıp gülümsedi: “Benim aklımdan bir şeyler geçiyor aslında…” Kahvedeki herkes bakışlarını Ali’ye çevirmişti.
Derginin bu sayısında Mehmet Pektaş’ın yanı sıra Âşık Kerem, Aslan Avşarbey (Mülkî), Tacettin Şimşek, Ercan Sağlamp M. Nihat Malkoç, Halit Yıldırım, Nurgül Kaynar Yüce, Bekir Oğuzbaşaran, Ramazan Demirtaş, Ramazan Avcı, Memiş Kömekçi, Feyyaz Sağlam, Hikmet Kızıl, Ercan Sağlam, Salman Kapanoğlu ve Osman Gazi Turaç’ın yazı ve şiirleri yer alıyor.
Mehmet Pektaş, Süleyman Demirel Üniversitesinde devam eden doktora eğitimini tamamladı. 13-14. YY MENÂKIBNÂMELERİNDE KERAMET MOTİFLERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME isimli tezini başarıyla savunan Pektaş, oy birliği ile doktor unvanını almaya hak kazandı. Velîlerin başlarından geçtiğine inanılan harikulade olayların anlatıldığı menâkıbnâmelerin, 13. yüzyıla kadar sadece Arapça olarak kaleme alındığı daha sonraki yüzyıllarda Farsça ve Türkçe olarak da yazıldığı, Selçuklu ve Osmanlı sahasında büyük bir rağbet gördüğü bilinmektedir. Pektaş, tezinde Moğol İstilası, Babai İsyanı gibi siyasi olaylarla çalkalanan Anadolu coğrafyasının inanç dünyasına ışık tutuyor.
İbrahim Zübükzade, yıllardır depoda duran üç eski makam koltuğunu evin salonuna çıkarttırmıştı. Koltukları küçükten büyüğe doğru sıralaması için kapıcıyı yönlendirirken yogodan dönen karısı Yekdane çıkageldi. Tozlu koltukları salonun orta yerinde görünce sesini yükseltti: “Aa İbram, ne diye getirdin bu eski püskü şeyleri? Delirdin mi sen?” İbrahim Zübükzade en küçük koltuğun başına gelip imalı imalı gülümsedi: “Koltuk provası yapacağım cahil kız. Bu milletvekili koltuğu.” dedi. Sonra ortadaki koltuğun arkasına geçti: “Bu bakan koltuğu.” Sonra da en büyük koltuğun yanına gitti: “Bu da başbakan koltuğu. Gerçi artık başbakan yok ama olsun. Provayı şimdilik bununla yapacağım. Bakarsın…”
... 19 ...